“Onlardan (Ferisiler) biri, bir Kutsal Yasa uzmanı, İsa’yı denemek amacıyla O’na şunu sordu: ‘Öğretmenim, Kutsal Yasa’da en önemli buyruk hangisidir?’ İsa ona şu karşılığı verdi: ‘ “Tanrın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.” İşte ilk ve en önemli buyruk budur. İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: “Komşunu kendin gibi seveceksin.” Kutsal Yasa’nın tümü ve peygamberin sözleri bu iki buyruğa dayanır.’” (Matta 22:36-40)

Birbirimizi Kaç Defa Affetmemiz Gerekir?
İsa Mesih’in bağışlamaya ilişkin öğretisi O’nun Mesajının en önemli kısmıdır. Çoğu zaman haksızlığa uğradığımızda bize haksızlık eden kişiyi affetmekte zorlanabiliriz çünkü toplum bu konuda standartı belirlemiştir. Bununla birlikte Tanrı’dan hatalarımızı ve günahlarımızı bağışlamasını istediğimizde aynı bağışlamayı sevgili kardeşlerimize de sunmaya istekli olup olmadığımızı gözden geçirmemiz gerekir. İsa’ya birbirimizi kaç defa affedetmemiz gerektiği sorulduğunda, “Yedi kez değil, yetmiş kere yedi kez derim sana,” dedi.

İsa, “yetmiş kere yedi kez” bağışlamakla neyi kastettiğini anlamamızı kolaylaştırmak için bağışlamayla ilgili şu örneği verdi:

“Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer. Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi. Kölenin ödeme gücü olmadığından efendisi onun, karısının, çocuklarının ve bütün malının satılıp borcun ödenmesini buyurdu. Köle yere kapanıp efendisine, ‘Ne olur, sabret! Bütün borcumu ödeyeceğim’ dedi. Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi. Ama köle çıkıp gitti, kendisine yüz dinar borcu olan başka bir köleye rastladı. Onu yakalayıp, ‘Borcunu öde’ diyerek boğazına sarıldı. Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‘Ne olur sabret! Borcumu ödeyeceğim’ diye yalvardı. Ama ilk köle bunu reddetti. Gitti, borcunu ödeyinceye dek adamı zindana kapattı. Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar. Bunun üzerine efendisi köleyi yanına çağırdı. ‘Ey kötü köle!’ dedi. ‘Bana yalvardığın için bütün borcunu bağışladım. Benim sana acıdığım gibi, senin de köle arkadaşına acıman gerekmez miydi?’ Bu öfkeyle efendisi, bütün borcunu ödeyinceye dek onu işkencecilere teslim etti. Eğer her biriniz kardeşini gönülden bağışlamazsa, göksel Babam da size öyle davranacaktır.”  (Matta 18:23-35)

İsa’ya ve İncil’e Göre Bir Arkadaş veya Komşuyla Anlaşmazlık Ne Zaman/Nasıl Giderilmelidir?
“Bu yüzden, sunakta adak sunarken kardeşinin sana karşı bir şikâyeti olduğunu anımsarsan, adağını orada, sunağın önünde bırak, git önce kardeşinle barış; sonra gelip adağını sun.”.…(Matta 5:23-24)

Bazen Tanrı’ya (Allah) kulluk ettiğimizi söyleyebiliriz ama O’nun çocuklarından birine kötü davranmışızdır. İsa, incittiğimiz birine karşı yanlışımızı düzeltmek için gücümüzün yettiği her şeyi yaptığımızdan emin olarak, temiz bir vicdanla, Tanrı’ya tapınmaya gelmemiz gerektiğini öğretti. Bu, insanların bizi kabul etmeye daima hazır olacağı anlamına gelmez elbette. Bizden yine de nefret edebilirler ama en azından biz doğru olanı yapmayı denemiş oluruz.

Tanrı’nın insanları Tanrı’nın sevgisini yansıtır, bu nedenle bütün insanlarla barış içinde yaşamaya çaba göstermemiz gerekir. “‘Tanrı’yı seviyorum’ deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır. Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen, görmediği Tanrı’yı sevemez.” (1. Yuhanna 4:20)

Birisinden nefret etmek ciddi bir şeydir. İnsanlardan nefret etmeden, sadece kötü ve kaba yönlerinden nefret edebiliriz. “Kardeşinden nefret eden katildir. Hiçbir katilin sonsuz yaşama sahip olmadığını bilirsiniz.” (1. Yuhanna 3:15)

İsa’nın ve İncil’in açık öğretisi hiç kimseye karşı öfke veya nefret taşımamamız gerektiğidir. Gerçek bir Tanrı sevgisi anlayışına sahip olmamız ve onun herkese yansıtmamız gerekir.

Ek çalışma için:
1. Başkaları bizden nefret etse bile tek başına kalmaya razı olmak. Luka 14:26
2. Tanrı sevgisi. 1. Yuhanna 4:8
3. Tanrı’nın peşinden gittiğimiz için insanlar bize kötü davrandığında ve bizden nefret ettiğinde. Matta 5:10

Daha Fazla İçerik
Dua
Türkçe