Allah, Üç Eşittir Bir midir?

“Hıristiyanlık bizim uydurduğumuz bir şey olsaydı, hiç şüphesiz onu daha kolay yapardık. Fakat biz uydurmadık. Basitlik/sadelik konusunda, din icat eden insanlarla rekabete giremeyiz. Nasıl girebiliriz ki? Biz gerçekle uğraşıyoruz. Gerçekle derdi olmayan birisi elbette basit olabilir.” (C.S. Lewis, Özde Hıristiyanlık/Mere Christianity, Macmillan Company, New York, 1943, s. 145)

Kur’an, Hıristiyanların tek tanrıcı olduğuna ve kâfir olmadıklarına şahitlik eder (Kur’an 29:46, 3:113-114, 5:82, 3:55).

Tanrı’nın kim olduğunu anlamak için bazı illüstrasyonlardan yararlanmak iyi bir yöntemdir:

1 - Üçlü Birlik’in geometrik illüstrasyonu üçgende bulunur. Üç köşe eşzamanlı ve ayrılmaz parçalardır.

2 - Augustine, Üçlü Birlik’i bir seven, bir sevilen ve ikisi arasındaki sevgi ruhunu/duygusunu içeren sevgiyle karşılaştırmıştır.

3 - Zaman kendi içinde geçmiş, şimdiki zaman ve geleceği kapsar.

4 - Ateş, ısı ve ışık üretir. Böylece ateş, ışığı ve ısısıyla birlikte tek bir şeydir.

5 - Matematiksel ifadelerle Üçlü Birlik, 1 x 1 x 1 = 1 eşitliğiyle karşılaştırılabilir.

Nisa Suresi 4:171’de Kur’an, Tanrılık fikrini ortaya koyar:

“Ey Ehlikitap! Dininizde aşırılığa gidip doymazlık etmeyin! Allah hakkında gerçek dışı bir şey söylemeyin! Meryem’in oğlu İsa Mesih, Allah’ın resulü ve kelimesidir. Onu, kendisinden bir ruhla beraber Meryem’e atmıştır. Artık Allah’a ve resullerine inanın. “Üçtür!” demeyin. Son verin, sizin için daha iyi olur. Allah Vâhid’dir, tek ve biricik ilahtır. Kendisi için bir çocuk olmasından arınmıştır O. Yalnız O’nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Vekil olarak Allah yeter.”

Bu sure İsa Mesih’in iki özelliğini belirtir::

İnsan: Meryem’in Oğlu ve Tanrı’nın Elçisi

İlahi: Mesih, Tanrı’nın Sözü ve O’ndan bir Ruh

Bu ayet aynı zamanda Tanrı’nın şu özelliklere sahip olduğunu söyler::

1- Bir kişilik:Tanrı’ elçisi (Baba)

2- Bir Söz:ve O’nun Sözü (Oğul)

3- Bir Ruh:ve O’ndan bir Ruh (Kutsal Ruh)

Ayetin şunu söylediğini görmek önemlidir: “Üçtür!” demeyin. Ayet hangi üçten bahsediyor? Kur’an’ın bunun cevabını vermesi gerekir!

Mâide Suresi 5:116 şöyle der: “Allah şunu da söyledi: ‘Ey Meryem oğlu İsa! Allah’ın yanında beni ve annemi de iki tanrı olarak kabul edin diye insanlara sen mi söyledin?’ İsa dedi: ‘Hâşâ! Tespih ederim seni. Hakkım olmayan bir şeyi söylemek benim haddime değildir. Eğer onu söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Sen benim içimde olanı bilirsin ama ben senin zatında olanı bilmem. Çünkü sen, evet sen, gaybları çok iyi bilensin!’”

Yani Kur’an’ın sözünü ettiği Üç: Tanrı, Meryem ve İsa. Biz buna mı inanıyoruz? Hayır, bizim inandığımız Baba olarak nitelendirilen Tanrı, Oğul ve Kutsal Ruh’tur.

Âli İmran Suresi 3:39, İsa’nın kim olduğunu şöyle açıklar: “… mihrapta durmuş dua ederken/namaz kılarken, melekler ona şöyle seslenmişti: ‘Allah sana, Allah’tan bir kelimeyi doğrulayıcı bir efendi; nefsine egemen bir benlik, hayır ve barışı sevenlerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeliyor.’”

Ebussuud Efendi, “Tanrı’dan bir kelimeyi destekleyici” ifadesini İsa (bereket üzerine olsun) olarak yorumlamıştır: “… denildiğine göre Vaftizci Yahya, O’na (İsa) ilk inanan ve O’nun Tanrı’nın Sözü ve O’ndan bir Ruh olduğunu ilk destekleyendi.” Suddi de şöyle anlatır: “Yahya’nın annesi, Meryem’e rastladığında ‘Ey Meryem,’ dedi, ‘hamile olduğumu hissettin mi?’ Meryem, ‘Ben de hamileyim,’ diye cevap verdi. Yahya’nın annesi, ‘Karnımdaki senin karnındakine secde ediyor,’ dedi. İşte, yukarıdaki ‘Tanrı’dan gelen Sözü destekleyici’ ifadesi böylece açıklığa kavuşur.” (Ebussuud Tefsiri, s. 233) Anne karnındaki bir çocuk, anne karnındaki kendisinden de küçük başka bir çocuğa neden secde etsin ki?

Âli İmran 3:45’te şöyle der: “Bir de, melekler şöyle demişti: ‘Ey Meryem! Allah seni, kendisinden bir kelimeyle muştuluyor. Adı, Meryem’in oğlu İsa Mesih’tir. Dünya ve âhirette yüz akıdır. Allah’a yaklaştırılanlardandır.’”

Muhyiddin İbnü’l Arabi, “Söz, Tanrı’nın tecellisi/görünmesi anlamındadır… ve tek bir ilahi kişidir, başka kimse değil” demiştir (Fusûsu’l Hikem s. 38). Arabi ayrıca “söz”ün ilahi kişi anlamına geldiğini de söylemiştir.

Kutsal Kitap’ta, Yuhanna 1:1-5 ve 14’te öğretilen de bu değil midir? “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şeyO’nsuz olmadı. Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Işık karanlıkta parlar. Karanlık onu alt edemedi… Söz, insan olup aramızda yaşadı. O’nun yüceliğini –Baba’dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu biricik Oğul’un yüceliğini– gördük.”

Daha Fazla İçerik
Kitaplar
Türkçe