Fatima’nın Hikâyesi

Adım Fatma. 21 yaşındayım. Kudüs’te, İslam’ı önemseyen ve dua etmek ve oruç tutmak gibi gerekleri yerine getiren, eğitimli bir ailede büyüdüm. Dinime fanatik bir bağlılıkla, Müslüman olmayanlarla konuşmaktan bile kaçındım.

18 yaşında liseden mezun olduktan sonra üniversiteye başlamanın heyecanını yaşıyordum. Bir gün işteyken birisi bana İsa Mesih’i rüyasında gördüğünü ve İslam’dan Hıristiyanlığa döndüğünü anlattı. Onunla alay ettim. Yanında kâğıda basılmış İncil ayetleri taşıyordu, onları elinden kaptım ve paramparça ettim. Hıristiyanlardan nefret ediyordum çünkü İncil’i saptırdıklarına ve üç tanrıya inandıklarına inanıyordum.

İslam’ın beş şartını yerini getirmeye ve ayrıca gece yarısından sonra başlayıp sabah namazına kadar süren teheccüd namazını kılmaya meraklıydım. Müslümanlar bu özel ibadet zamanında Tanrı’nın gelip bizi dinlediğine inanır.

Bir gece teheccüd namazını kılarken Tanrı’ya, “Sen kimsin? İsa Mesih kim?” diye sordum. O gece rüyamda Tanrı’nın bana bir Hıristiyan pastöre gidip İsa hakkında bilgi almamı söylediğini gördüm. O sabahın ilerleyen saatlerinde bir papaz buldum ve ona, “İsa Mesih kimdir?” diye sordum.

“Tanrı’nın Oğlu’dur,” diye cevap verdi. “O, insan şeklini almış Tanrı’dır, dünyanın günahlarını üzerinde taşıyandır ve O bizim için öldü.”

Eve döndüğümde kafam çok karışıktı. Kendi kendime alt tarafı bir rüya gördüğümü ve bir rüya yüzünden dinimi ve inançlarımı değiştirmemin imkânsız olduğunu söylendim.

O gece teheccüd namazında Tanrı’dan bana İsa’nın kim olduğunu anlatmasını istedim. O gece de aynı şekilde bana bir rüya gönderdi. Rüyada kendimi bir Hıristiyan kilisesinde İsa adına dua ederken gördüm. Uyandığımda yine içimden bunun bir rüyadan ibaret olduğunu söyledim.

Üçüncü gece yine Tanrı’ya aynı soruyu sordum: “Sen kimsin, Rab?” Bana üçüncü bir rüya gönderdi. İsa Mesih’in gökyüzünde durduğunu, ellerini bana doğru uzattığını gördüm. Işıklar içinde o kadar parlaktı ki yüzü bütün göğü aydınlatıyordu. Uyandım ve ağladım, bedenim huşu ve şaşkınlık içinde sarsılıyordu. Ailem beni neyin rahatsız ettiğini sordu. Onlara sadece rüya gördüğümü söyledim ama ayrıntılardan bahsetmedim.

İsa Mesih adına dua etmeye başladım ve hayatımda mucizeler gerçekleşmeye başladı. Çoğunlukla O’nun adını andığımda gözlerime yaşlar hücum ediyordu. İsmi bana büyük bir huzur veriyordu. Bir gece yatağımın yanında bir haç belirdiğinde şaşırdım ve korkuya kapıldım. Sonraki gece başka bir haç ve ondan sonraki gece bir üçüncü. Hıristiyan papaza gittim ve ona başıma geleni anlattım. Bir Hıristiyan cemaatiyle dua etmeye başladım. İsa Mesih beni çarmıha gerildiğine ve benim için öldüğüne inandırdı.

İlk defa Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adını telaffuz ettiğimde tuhaf bir şey olduğunu çok iyi hatırlıyorum. Ağzımın üzerinde renkler belirdi ve sonra kayboldu. Korku içinde papazı aradım. Birlikte dua ettik ve Davut’un Mezmurlarını okuduk, bunu yapmak bana Rab’bin gücünü hissettirdi ve korkumu geçirdi “çünkü kusursuz sevgi korkuyu dağıtır”.

Rab doğrudan benimle konuştu ve başıma gelenlerin birçoğuna başkası inanmakta zorlu çekebilir. O zamandan beri O’nun adıyla dua ediyor ve O’nun inayeti ve merhametiyle yaşıyorum. O’na bütün kalbimle ibadet ediyorum. O’nu sevdiğim için O’na ibadet ediyorum, O’ndan korktuğum için değil. O’nun emirlerine sadakatle uyuyorum. Kutsal Kitap okumalarımda ruhsal olarak gelişiyorum ve bu da benim Rab’bin kim olduğunu daha iyi görmemi ve O’nun sözünü daha iyi anlamamı sağlıyor. Ben, özel bir kız oldum, Rab’bin kızı olmaya çağrıldım.

Bu deneyimden sonra erkek kardeşimden arkadaşının Hıristiyan olduğunu ve Mesih’in bir rüyada ona göründüğünü ve kendisini izlemesini istediğini duydum. Mesih ayrıca yakın bir arkadaşıma da rüyasında göründü ve ben hâlâ arkadaşımın yüreğini O’na teslim etmesi için dua ediyorum. Ailem için de, Tanrı onlara da sonsuz yetenekleri ve mucizeleriyle dokunsun diye dua ediyorum. Tanrı bugün hâlâ görümler ve rüyalar yoluyla konuşuyor.

Bir zamanlar kibirli ve taş kalpli olduğumu yadsımıyorum ama artık İsa Mesih’e bağlıyım ve O’nun izinden gidiyorum. O bana alçakgönüllü olmayı, başka insanları sevmeyi ve onlar için dua etmeyi öğretti. O’nu takip etmem ve O’nun kurtuluşunu deneyimlemem için beni O seçti. Beni sevdiği için beni kurtardı. O’nun özverili sevgisi ne kadar muhteşem! Yakup, İshak ve İbrahim’in Tanrı’sı; O bizim merhametli Tanrı’mızdır, bize Oğlunu ve ayrıca yol göstermesi için Kutsal Ruh’u gönderdi.

Müslümanların ve ailemin, “Yol, gerçek ve yaşam”ı öğrenmesi için dua ediyorum. Gittiğim her yerde O’nun kutsal ismini tekrarlayarak O’nun için yaşamak ve ölmek istiyorum. O’nun sözü bütün insanların sözlerinin üstünden doğar. O’nun meleklerine güvenebilir ve O’nun iradesiyle her zaman sizin ve benim için kurtuluşu arayan üç kişinin varlığındaki tek Tanrı’ya dayanabiliriz.

Daha Fazla İçerik
Tövbe
Türkçe